18+
реклама
18+
Бургер менюБургер меню

Али Керим – Seçme Şiirler (страница 23)

18
Araba kıpırdamıyor durduğu yerden. Şoför Sinirli sinirli Ellerini dizine vuruyor: “Benzini az almışım” diyor. Çalı çırpı topladık Bir ateş yakalım diye. Ateş tutuşmuyor. Şoför el yazma kâğıtlarıma bakıyor Gözünün ucuyla… Çıkarıyorum teker teker Bu balad Bu şiir Bu hiciv… Kibritin titreyen alevinin Önüne atıyorum. Tek bir şiir kalıyor ki Onu yakmayı düşünmediğim gibi Yayınlamayı da düşünmemişim. Gözümde kararıyor dünya, Ateş ister tutuşsun, İster tutuşmasın; İster damarlarımda tel gibi Sertleşsin kanım, İster ayazda yanayım… Vermem bu şiiri. Vermem gönlümün Kutsal bir köşesindeki Bazı şiirleri veremeyeceğim gibi. Duygulandım bir ara Editörlük yapan ayazın soğuk sözünden… Anladım insan ne denli yanılırmış… O kadar şiir arasında Sadece bir şiirim varmış.

BÜLBÜL’ÜN 38 ANISINA

Ne seni konuşturdu ölüm Ne bizi, Söndürdü Nağmelerle çarpan nabzı. İnsan denizinde bir kayık gibi Akıp gitti tabutun. Ve aniden yükseldi sesin, Yükseldi, Söyledi: “Üzüntüyü unutun” Herkes düşünceye daldı, Seni dinledi. Coşup birbirine söyledi binlerce gönül: Herkes gibi ölümlü Bülbül’ü Şarkılarla defnediyor ölümsüz Bülbül.

VAN GOGH’UN GÜNEŞİ

Irwing Stoun’un Hayat Teşnesi kitabını okurken

Sabahtan akşama kadar Dolaştı güneş altında; Güneşi gördü, doydu, Fırçasını kudretiyle Dünyada başka Yeni Bir Güneş yaratmak için. Yaktı varlığını Güneşin her ışını, Kavruldu bet benzi. Döküldü dalga dalga Göğsüne, başına Güneşin al denizi. İçindeki ateş bir tarafta,