Али Керим – Seçme Şiirler (страница 25)
Gece yarı olmuştu artık.
Bitmişti görüşler,
Hoş sohbetler,
Gülüşler.
Dökülüveriyordu Van Gogh’un
Dudaklarından arada bir
Küçük küçük güneşler:
“Neden battın ey Güneş?
Ateşin var,
Işığın yok.
Gel gözlerime düş benim…
Ey acısı
Derdi hoş;
Ey yanışı vefalı,
Ey varlığım,
Ey canım,
Ey sevgili düşmanım.”
KÜR’E YAĞMUR YAĞIYORDU
Güneş batıyordu Kür’de
Durmuştum sahilde ben.
Sularda köprü vardı…
Sanki kızıla boyanmış Kür,
Güneşten akıyordu.
Bir ağaca yaslanıp, duruyorum deminden beri
İnsan mıyım, taş mıyım, ağaç mıyım? Bilemem.
Ben kendimin değilim, ne yerdeyim ne gökte
Başka bir âlemdeyim, bir daha dönüp gelemem.
Kür’e yağmur yağıyordu…
Sularda renkli bir yağmur.
Böyle bir yağmur başka bir yerde görülmemiş.
Geniş ovalar tarafında yağmur yağıyor rengi
gümüşü
Göklerin tebessümü, tabiatın gülüşü.
Kür’ün ortasındaysa… Güneşin karşısında al,
Al kırmızı bir yağmur,
Al kırmızı bir hayal.
Samuk39 ormanlarının kapkara gölgesinde
Yağmur görünmüyor göze.
Kür suları orada ufak ufak oynuyor,
Sanki yağmurdan değil,
Kendi kendine kaynıyor.
Kür’e yağıyordu yağmur,
Kür’e yağmur yağıyordu…
Onun bin rengi vardı.
Yağıyordu altın yağmur… Yağıyordu gümüş
yağmur
Siyah yağmur, gri yağmur,
Nerde buluşur yağmur.
İnanmadım gözlerime…
Dedim burada bakan ben miyim?
Yoksa bir rüya mı gelip geçti gözümden.
Hiçbir yerde hiçbir zaman
Böyle bir şey olmamış,
Ben yoktum orada…
Kür’e yağmamış yağış.
KÜR’Ü GÖRDÜM
Kür’ü gördüm, akıyor yavaş yavaş,
Yükseltmeden süratini.
Plaj fotoğrafçıları gibi
Çekerek hepimizin suretini.
Birden hayretler içinde kaldım…
Şimdiye dek sanıyordum
Kür bir yönde akıyor.
Ama gördüm ki
Yan taraflarda burulup