MARTILAR
Ama da çoktur Neft Taşlarında
Martılar.
Martılar..
Martılar…
Bir gün gördüler
Dalgalarda insan da var.
Bağrıştılar
Martılar.
Şehir kurdu sularda insan,
Korkuda bağrıştılar martılar.
Korktular, vatan dedikleri deniz
Ellerinden alınacak diye.
Yanlışlarını anladılar,
Barıştılar martılar.
Şimdi de
Yemekhanenin önünde
Görüldüğünde martılar
Onlara pencereden
Yem atılır.
Her gün buraya katar katar
Uçup geliyor martılar.
Neft işçileri gibi tam zamanında
Sabah sabah
Martılar.
Martılar..
Martılar…
RÜZGÂR, DENİZ GECE, ÖLÜM VE SELİM
Şehir yeni yeni kuruluyordu
Rüzgâr coştu
Deniz coştu
Haddi aştı
Deniz taştı
Her dalgası
Ada şehir üzerinde
Ufalanan
Ağır bir taştı.
Ada-şehir üzerinde
Denizin taş yüreğine
Basıp
Sağlam dayanmıştı.
Şaha kalkıp
Dalgalardan kopuyordu,
Dalgaların mavi dağları da
Gökyüzünde birden sökülüyor,
Dökülüyordu
Gökler gibi şehrin üstüne…
Az kalsın yıkıyordu
Çelik tahta caddeleri
Sokaktaki direği de
Yürekteki direği de.
Koparmak istiyordu
Yüreklerden
Sevgi demirini
Genç şehrin.
Abanıyordu şehrin üzerine
Korkunç
Dev şelalesi
Boz Hazar’ın.
Kişniyordu
Deniz…
Rüzgâr…
Bağırıyordu
Bir at gibi,
On at gibi,