Али Керим – Seçme Şiirler (страница 17)
Taş düşmedi ama yere,
Uçup gitti
Ufuklardan ufuklara.
Sanmayın ki taş kayboldu
Taş dönüştü bir ok oldu,
Oldu kılıç,
Gülle,
Mermi.
Durmadı tıpkı düşünce gibi,
Atom oldu.
Boylamları bölüm bölüm
Arzuları zerre zerre
Okyanusu parça parça
Kırıp geçti.
İşte o taş
Şimdi bile durmuyor,
Uçuyor nereye?
O nötron
Elektron…
Daha neler neler oluyor…
Ateş oluyor
Ölüm oluyor
Zehir oluyor.
Ey çağdaşım,
Hakikatin kan kardeşi
Durdurmak olmaz mı söyle,
Yarı çıplak
Yarı vahşi
Kadim insan
Atan taşı.
HAYATIM
Sade bir insanım ben,
Sadeden sade.
El kadarcık bir kâğıda sığmaz ama bu âlem.
Yazayım, nerede doğdum,
Yazayım, nerede okula gittim.
Üniversiteyi bitirdim.
Yazayım, mesleğim ne,
Yazayım, anam babam kim.
Peki, nerede kaldı
Çayırlarda bölük bölük
Koşan, duran o çocukların baharı?
Kanadını
Farkında olmadan kırdığım bir kuşun
İçimde ney gibi sızlayan acısı?
Nerdedir
Yanaklarının yaşını silip usulca
Menekşeye laleye sırdaş olduğum?
Dize kadar ot içinde, bazen de bir dal üstünde
Kâh yalnız bir söğüt, kâh da
Bir taş olduğum.
Korkarım söz açıp birini söylersem öteki kalır…
Aşkı içimde kalan bahçe de var, bağ da var,
Bakın, geliyor benimle ormanlar kol kola
Geliyor omuz omuza benimle karlı dağlar.
Vardır daha komşumuz, komşumuzun komşusu,
Daha sevgili dostlar, dostların da dostları,
Bin arzudan yaranmış bir insanın arzusu,
Bin baharın kokusudur bir insanın baharı.
Ben konuşsam, biliyorum, konuşur binlerce insan,
Ben gülersem, gülüyor gül, gülüyor ne kadar çiçek.
Her baharımda kaç bahar, her anımda kaç an…
Gözlerimde milyon bakış, göğsümde milyon yürek,
Tebessüme, Güneşe, insana gönül veren,
Bin ölenin kalanın hayatıdır hayatım.