Geveze övünücü onmaz da,
Bencilleşip yalpaklaştıkça…
Birine hükmedici iş yapsa,
“Kendi gücüm” diye düşünür ya,
Eğer gücüyle olmasa,
“Az evvelki iyinin bana
Yaptığı” diye söylemez ya…
Yabancıdan çekinir işi yok,
Düşman kahreden gücü yok,
Kendi başına bıraksan,
Hiç bir şeyden doyası yok…
Şakası ters, sözü saygısız,
Söylenen söze inançsız,
Kendi fenalığını görmez,
Kazan kaldırır bir suratsız.
Böyle hastalıklı akrabalar,
Nereden peydahlanırlar(?),
Gönle ümit veren hayatlar!
Usanmayı beladan,
Halk unuttu tamamen.
Bütün ülke hakikaten,
İtleşip kalır mı, ebediyen?
İçeni sarhoş, yiyeni tok,
Kaygı paylaşacak biri yok,
Hiç olmazsa olsaydı
“Bulut parçalı, yer saklanmalı.”
Önemli kurul yok oldu,
Halk gıybete boğuldu,
Ülke içinde ara bulucu,
Alıp çevirmez ki tümünü,
Arzu edilen ortak sürüyü…
Yok ki el yamayan yöneticiler,
Boş konuşarak ülke gezerler.
Gizlice giderek buluşanlar,
Rüşvetle görevde kalanlar,
Ücretini senden zorla alırlar.
Ruslar yaptırsa kongresini,
Halkını tutar atanan yönetici.
Kurnaz rütbeli, aç kadılar iyi
Kiralar bozulmuş yüreğini…
Russuz toplantı yapılsa,
Çağıran kişi de gitmez ha.
Uzlaşma sağlayıp bir kişi,
Helal malını almaz ki…
Nimeti gitmiş el güder,
Vakti geçmiş söz eder,
Şimdi bizim yöneticiler,
Yarına ümit gütmezler.
Başlar bağlansa uluya,
Kim saldırabilir namusa.
Yabancıya bakacak yüzü yok,
Yakarmadan duran g…tü yok,
İşi gider yanlışa…
Ulus boyunun adı Tobıktı,
Kurnazların sayısı çoğaldı.
Zenginin işini göremeyen,
Borcunu bütün vermeyen,
Rastgele kişiler doldu taştı.
Kazak, malını karıştıran,
Halkı belaya uğratan,
Musibete bulaştı.
İçinden çıkan iyi adamlar,
Düzeltemedi, kan ter akıttı.
Yabancı ülke insanının,
Bitmedikten sonra haramın,