Мухтар Ауэзов – Abay Yolu 1. Cilt (страница 21)
Şimdi Kutcan’ın mezarının iki yanında bulunan yeni kabirler Kodar ile Kamka’nın mezarlarıydı…
Bökenşilerin bütün üyeleri ad koyarak kamçılayıp gelmiş, ağlayarak bu mezarların üstüne düşüvermiş, ağıt yakmaya girişmişti. Süyindikler gelmeden önce kabirlerin yanında sadece üç dört kişi vardı. Bunlar Jempeyis ve Aytimbet ile başka bir iki koyun çobanıydı.
Yaz boyunca gelemedikleri için bugün göçle birlikte gelir gelmez ilk önce onları hatırlayan ve kabirleri başında Kur’an okuyan kişiler bunlardı.
Yaslı çobanlar uğultuyla mezarların üstüne dökülen kalabalığı görünce çok şaşırdılar. Ağlaşanlardan biri de Süyindik idi. Bu nasıl bir muamma, bu nasıl bir bulmacaydı?
Bunları özellikle şaşkın bırakan Jeksen ile Jetpis idi… İkisi de üç kabri sırayla kucaklayarak:
–
–
Fakat Jempeyis’in yüreği yumuşamadı. Bu yaz Kodar ile Kamka’nın kederinden beli tamamen bükülmüş, iyice sararıp solmuştu.
Jempeyis, göğsüne vurarak Kamka’nın kabrini kucaklarken hüngür hüngür ağlayan Jeksen’e:
–
Yalnızca erkekler değil, bütün göçlerdeki kadınlar da kısa bir süre içinde üç kabrin başına toplaşmıştı.
Kalabalık halk gözyaşı dökerek uğuldadı, yaygara kopararak ağlaştı…
Bökenşi ve Borsaklar eski kışlaklarından yüz geri edip uzaklaşmakla birlikte Kunanbay’ın belirttiği yeni kışlaklara varmadılar. Kızılşokı, Kıdır ve Kölkaynar’a çardak kurup kondularsa da göçlerini sonlandırmadılar…
Bu dönemde diğer halkların tamamı kendi kışlaklarına gelmiş, yerleşmişti. Biçilen yemlerin çiftliklerin yakınına taşınması, kışlık giyimlerin hazırlanması, kışın yakılacak tezeklerin seçilip toplanması, hayvan barınaklarındaki yırtık ve deliklerin yamanması, evlerin bakımının yapılması ve sobaların tamir edilmesi gibi işler kışlık mekânı olan halkların tamamı için hep birlikte yumuldukları mevsimlik yoğun işlerdendi.
Böyle işlerin uzağında kalan ve gideceği yer belli olmayan Bökenşi ve Borsaklar kısa bir süre içinde akarak sürüklenen bir halka dönüştü…
Kunanbay yorga Cumabay’ı Süyindik ve Sügir’e göndermiş,
Süyindik ve Sügir, kendi hesaplarınca utulmadıklarını anlayınca göçme yerleşme işini düşünüp kıpırdanmaya başlamışlardı. Süyindik, Sügir ve Jeksen obaları, bugün, diğer Bökenşilere söylemeden tan atışıyla birlikte urganını ipini önceden hazırlattıkları develerini yakalatmışlar ve çardaklarını da toplatmaya başlamışlardı. Bunların, bu şekilde, diğer Bökenşi ve Borsaklardan uyuşmazlık hâlinde ayrıştığını ve göçeceğini anlayan halk içinden yirmi otuz kişi at binerek bunların obasına yöneldi.
Bu topluluk, sıradan çiftçi topluluğuydu. Aralarında iri yapılı ve orta yaşlı Darkembay da vardı. Bunlar önce Kızılşokı sınırında konaklayan Jeksen’in yanına geldiler. Jeksen ve Jetpis’i dışarıya çağıran Darkembay:
–
Jeksen mukavemet gösteremedi. Sadece yılan gibi kıvrılarak:
–
–
Jeksen ve Jetpis at bindi, gayri iradi diğer atlıların peşine takılıverdi…
Bu topluluk Süyindik ile Sügir’e de çok şey söylemedi. Buyruklarını kısaca dile getirdi, göçlerini durduruverdi. Bunların sözlerine çaresizce boyun eğen Süyindik:
–
Darkembay’ın cevabı hazırdı:
–
Jeksen ile Jetpis’i, Süyindik ile Sügir’i de aralarına alan bu topluluk aynı gün öğle vakitlerinde Şınğıs’daki Böjey obasına geldi. Onun kışlağı, Tokpambet denen gür çayırlı, bol çalılı, çok duldalı bir kışlak idi. Burası Böjey’e öz büyükbabası Kengirbay’dan ata yerleşimi olarak miras kalan araziydi.
Bökenşi topluluğu geldikten sonra Böjey alelacele birilerini gönderdi ve yakın yerdeki Baydalı ile Tüsip’i çağırdı. Hiç olmazsa
Süyindik bu topluluk içinde açık seçik konuşmuyor, sözlerini ağır ağır hareket ederek ve boğazındaki bir şey onu boğacakmış gibi yutkunarak sıralıyordu. Nihayet:
–
Böjey onun içinde sakladığı sırrı bilmiyordu.
–
Baydalı böyle külhanbeyi erkek mizacını beğenirdi. Açık seçik konuşup doğru söyleyeni severdi. Kendisi de cesarete ve harekete değer veren biriydi. Jigiteklerin askerî gücü çoğunlukla bu Baydalı’nın çevresinde görünürdü:
–
Böjey bu mücadeleye, askerle değil, önce kendi yolu ve yöntemiyle başlamayı makul görüyordu. Bu defa Kunanbay’ı diline dolayıp elinden geldiğince ifşa edecek ve halkın önünde rezilliğini ortaya dökecekti. Şu gelen Bökenşilere yarın başlarına gelebilecek belaları söyleyecek, önlerinde duran meselelerin üstünü açıp haber verecekti… Önce bundan başlamak münasipti:
–
–
–
–
Tüsip’in ulak olarak gitmesi karara bağlandıktan sonra Baydalı da öfkeyle konuştu. Tüsip’e:
–
Tüsip aynı gün akşamüstü Kunanbay’ın yanına yetişti, bu söylenenleri aynen yerine getirdi…
Kunanbay büyük baybişesi Künke’yi Karaşokı’ya yerleştirecekti. Kendisi de oradaydı. Tüsip ikindi vakti geldi ve Kunanbay’ı uygun bir yere çağırdı. Küçük bir tepenin başına çıkıp oturdular. Tüsip uzun süre konuştu. Sözü uzaktan başlattı,
–
–