18+
реклама
18+
Бургер менюБургер меню

Анонимный автор – Ali Akbaş Armağanı (страница 21)

18
Anneciğim Düşümde bir kuşmuşum Kucağından uçmuşum. Anneciğim Düşümde bir mektupmuşum Gideceğim yeri unutmuşum. Anneciğim Aç beni, oku beni Basmadan uyku beni. Anneciğim Allah ne kadar yakın Konuştum duydu beni. Anneciğim Yollar beni çağırır Kuşlar beni Rüzgâr beni Uyku beni Su beni. (Uykuya Doğru)

Ali Akbaş’ın şiirlerinin ileride de farklı nesilleri bir araya getireceğine eminim. Aslında Kuş Sofrası’nda hem çocukların hem de büyüklerin okuyabilecekleri lirik şiirler vardır. Gönülden diğer eserlerini de bir an önce yayımlanmasını dilerim.

Ali Akbaş’la Üsküp’te ve Ankara’da birçok kez görüşme fırsatım oldu. Ankara’ya gittiğimde, orada oturan bütün öğretmen, yazar ve dostlarımı ararım ve görüşürüm. Bunların arasında şairimiz Ali Akbaş ve ailesi de vardır. Çünkü dostluk göğü süsleyen bir yıldızdır fakat sönmemesi için onu korumak gerek.

1. Lama Dalaj. (2008). Kniga na mudrosta. Magor – Skopje, 28.

2. Akbaş Ali. Акбаш Али. (2008). Kuş Sofrası. Птичја софра. Топер – Скопје, 128.

ALİ AKBAŞ’IN MAL VARLIĞI

Özcan ÜNLÜ

Gül yapraklı ekmekle dolu bereketli Kuş Sofrası

Kızların gümüş hâreli çayda –hâlâ- kilim dokuduğu Masal Çağı

Dedesinin fukara komşusu Deli Ali’den dinlediği destanlar ve halk hikâyeleri

 Herkesin ağzına kadar başkası olduğu dünya adasında sadece bir ‘Kızıl

Elma’: Türkümü unutturdun!/ Beni böyle eve köye koymazlar

Masal ülkesi köyü Çatova’dan Ankara’ya götürüp biriktirdiği çocukluk hatıraları

 Uzun kış gecelerinde, tandır başında tatlı dilli Güz Ana’dan dinlediği masallar ve maniler

Beynini kaynatan temmuz sıcağında döven sürerken avuçlarına kazınmış nasırlar

 Kurak tarlalarda çift sürerken okuduğu Kerem ile Aslı ve dahi Karacaoğlan şiirleri

Hemen tamamı ıslıkla da çalınabilen ağıtlar ve türküler

Gül ağacı boğum boğum Gül yaprağın döktü bugün Kardeşe inkisar eden Muradına yetti bugün

 Rüya gibi hatırladığı babasının ardından edindiği çiçeklerle, kuşlarla, gökyüzüyle ve yıldızlarla konuşma ilmi

Gizli hazinesinde sakladığı “Manevera” ve “Kemik Gitti” oyunları

 Herkesin unuttuğu zaman dilimlerinde keş fedip okuduğu Abdullah Kozanoğlu ve Feridun Fazıl Tülbentçi duyarlılığı

“Yazıp-çizmede faydası olmuştur” dediği ortaokul Türkçe hocası Ali Arıkan’dan tevarüs ettiği adamlık

 Türk Dünyası’nın dört bir köşesinde çok biriktirilmiş, hiç ‘kullanılmamış’ dostlar/dostluklar

Yaşı kaç olursa olsun kendini Küçük Prens olarak da gören herkes için söylediği nahif çocuk şiirleri

 Sancak’tan Kaşgar’a, Tuzhurmatı’dan Kazan’a.. dünya coğrafyasına yayılmış Türk acı larına karşı besleyip büyüttüğü yardımseverlik ve merhamet

Savaş yüzünden, ekmeksizlik kederinden mülteci olmuş ya da iltica ettirilmiş bütün canlar için yazdığı Göç

Sirkeci’den tren gider Ona binen verem gider Bir kampana çalar analar ağlar Oğul oğul, çocuklar öksüz, gelinler dul Akşam olur, hüzün çöker Omuzlarım bir bir düşer Sirkeci’den tren gider Gözyaşımı döker gider Sirkeci’den tren gider Evim barkım viran gider

 Bir dağ köyündeki Elif ’e verdiği sözü tutamamanın verdiği sahih mahcubiyet

Mavi dumanlı koyda devşirip Hoca Ahmet Yesevi ve Yunus Emre ruhuyla üflediği binlerce yıllık keder

Dede Korkut duruluğunda Türkçe söyleyiş

Dün ola, düğün ola Düşte gördüğüm ola Ya yaza, ya kışa Ayrılanlar kavuşa Dargınlar barışa Sayrılar sağ ola