Али Керим – Seçme Şiirler (страница 8)
Bir kere bile anlatmadı içindekileri.
Söylemezdi evlat için çok çabaladığını.
Gizli gizli beni süzüp gülümserdi bazen,
Durup durup yüklenirdi eğri pipoya.
Evladına birce kere “can” demektense
Evlat için can vermek kolaydı ona.
Çalışmayı seven, ağır sert bir eli vardı
Bazen kısmet gibi indiriveriyordu omuzlarıma.
Sert yüzünde bir anlık şafaklar sökerdi,
Ama hangi ışıklı düşüncelerden, bilmem.
Sevgisi de soğuktu- taze ekinleri
Her türlü afetten koruyan kalın kar gibi.
Moskova’da okuyordum,
Terk etti beni.
Geldiğinde ebedi bir ayrılık demi
Kâh görmek istemiş beni,
Kâh istememiş haberdar olmamı.
Utanmış kendi ölümünden.
Ah… Neden böyle etti, bu ne gubardı?18
Bir zamanlar bu nişanda bir babam vardı.
YILAN
Babam derdi…
Sen yılana tüfeği
Gözlerini kapat da
Doğrult,
Ölecek.
Kendisi kızıl merminin
Üzerine gelecek.
Sen onu değil,
O senin
Tüfeğinin
Yılan deliği gibi
Namlusunu
Henüz yolun yarısındaki
Mermisini,
Kirpiksiz gözleriyle
Hemen nişan alacak,
Yarı yolda kalacak.
Bir anlığına
Dumanlar içinde havada
Mermiyle beraber kalacak,
Sonra göğün hırsla
Salladığı bir çubuk gibi
Yere çarpılacak.
Yerde kıvrılacak.
Ölüme nasıl da âşık
Ölüme nasıl da hayran
Olmuş ki
Kendi ölümünü
Fırlayarak
Yarı yolda karşılar,
Vahşi bir ilhamla yılan.
BAKÜ RÜZGÂRI
Demedim her zaman gez bu diyarı,
Kır budakları, eğ budakları.
Bazen de sessiz es, su gibi durul,
Gelip dalga dalga dökül koynuma.
Kâh da bana varıp havada burul19
Burula burula sarıl boynuma.
Ama içimde bir sözüm de var,
Sen ey soğuk hazri20, sıcak gilavar21,
Görünse düş gibi bu hayat sana,
Bin türlü mücadele anımsat bana.
O güçlü dalgalar, o gür dalgalar
Aniden yerimden koparsın beni,