Али Керим – Seçme Şiirler (страница 7)
Rüzgâr karı savuruyor…
Yerden gökyüzüne yağıyor kar.
Kışın öpüşüymüş gibi
Ayaz yapışıyor yüze.
Güçlü omuzlarında
Uzun uzun borular
Yürüyor madenciler.
Kalın kar çıkmış dize,
Sanki kavramış ayaktan
Bırakmak istemiyor.
Madenciler boruları
Götürüyorlar kuleye
Beyaz volkanlar içinde
Derinden soluyarak
İşçiler birbirinin
Yerine geçiyor sık sık.
Eller hissediyor boruda
Devreden çıkanların
Ellerinin sıcaklığını.
Ama dostlardan birisi,
Tuttuğunda boruyu
Bu sıcaklığı hissetmedi,
Ses de etmedi.
Anladı; birisi fırtınada,
Göz gözü görmediğinde
Başkaları çalıştığında
Kendini vermemiş işe,
Dostların safında
Yürümüş yüreksizce.
Az sonra kulübede
Şapkalarıyla üst başlarını
Çırpıp oturdular.
Eriyip damla damla
Üzerlerinden akan
Sanki kar değildi;
Akıyordu zümrüt anlar.
Sıcak vurdukça
Eller bir hoş sızlıyordu.
Muhabbet sürüyordu
Yeni çıkan petrol üzerine.
Birsi de sanırsın
Kendi ellerini çalmış
Deminden sokmuştu cebine.
EN BÜYÜK GEMİ
Neft Taşları
Anımsatır
Demir atmış
Devasa bir gemiyi.
Ama da hayran bıraktı beni.
Gemi – şehirdir,
Gemi – meydan.
Buraya her yerden konuk gelir,
Gemi – cihan.
Ama geminin gideceği yok bir yana
Buralardan.
Gemi duruyor
Kaç adet
Demirden ayaklı
İrade temelli
Bir şehir gibi.
Gönlünü vermiş sulara
Ebedi bir demir gibi.
BABAMIN ANISINA
O sert idi. Sabahları derse gidende ben
Çaktırmazdı yolda durup bakındığını.