Лаймен Фрэнк Баум – Oz Diyarı: Teneke Woodman (страница 3)
“Ne zaman başlıyoruz?” diye sordu Korkuluk, her zaman yeni maceralara çıkmaya bayılıyordu. “Ben bir çağrı duymadım ama ne zaman gidiyoruz?”
“Hazır olduğumuz zaman.” diye cevapladı Kral. “İlk olarak, hizmetkârlarımı çağırıp yolculuk için hazırlık yapmalarını söylemeliyim.”
3. BÖLÜM
DOLAMBAÇ
Gezgin Woot o gece teneke kalede kalmıştı, üstünde uyuduğu teneke yatağı da oldukça rahat bulmuştu. Ertesi sabahın ilk ışıklarıyla uyanıp bahçede turlamaya çıktı. Bahçedeki her şey tenekeden yapılmıştı. Teneke çeşmeler, teneke çiçekler, teneke ağaçlar, teneke kuşlar… Ağaçların üzerindeki kuşlar, teneke sesleri çıkartarak şarkılar söylüyorlardı. Buradaki her şey harikaydı ve hepsi de zeki tenekeci Winkieler tarafından yapılmıştı. Kuşları kovalıyorlardı; kuşlar, gökyüzünde uçuşup şarkılar söylüyorlardı.
Çocuk, kahvaltının ardından taht odasına gitti. Odada bazı hizmetkârlar Kral’ın teneke eklemlerini yağlıyorken, diğerleri de Korkuluk’un gövdesine tatlı ve taze saman dolduruyordu.
Woot, Korkuluk’un kıyafetlerinin samanla doldurulmasını dikkatle izledi. Hizmetkârlar, doldurulan samanların düşmemesi için ceketin düğmesini iyice iliklediler. Samanların sabit durmaları ve dökülmemeleri için de beline bir ip bağladılar. Üzerine göz, burun ve ağız çizilmiş çuvaldan yapılan kafasının içi ise kepek doluydu. Elleri ise yine samanla doldurulmuş beyaz pamuk eldivenlerdi. Özenle doldurulup hazırlanmış olmasına rağmen Korkuluk’un tuhaf hareketler yapması ve titremesi, Woot’un gözünden kaçmadı. Bu yüzden, Oz’un Munchkin Ülkesi’ne kadar olan yolculuklarında, Korkuluk’un onlarla gelebileceğinden şüphe etmeye başladı.
Bu kadar önemli bir görev için yapılan hazırlıklar oldukça basitti. Bir sırt çantasının içi yiyeceklerle doldurulup Gezgin Woot’a verildi. Çünkü sadece onun yemeğe ihtiyacı vardı. Teneke Woodman, güzelce keskinleştirilip parlatılmış bir baltayı omuzladı. Korkuluk ise Kral’ın yağ tenekesini cebine koydu çünkü arkadaşının eklemlerini yağlaması gerekebilirdi.
“Yokluğunuzda Winkie Ülkesi’ni kim yönetecek?” diye sordu çocuk.
“Neden ki? Ülke kendi kendini yönetebilir.” diyerek cevapladı Kral. “Doğrusunu söylemek gerekirse halkımın bir krala ihtiyacı yok çünkü
“Yeterince beklediğini düşünüyorum.” dedi Korkuluk, hep birlikte kalenin sınırlarını geçip doğuya giden yola koyulurken.
“Haklısın ancak ne kadar uzun sürse de beklemenin en zor kısmı son zamanlarıdır, bu yüzden Nimmie Amee’yi olabildiğince çabuk mutlu etmek zorundayım.” diyerek cevapladı Teneke Woodman.
“Evet, bu
“
“Bence, kız için en doğru olan bu.” dedi saman dolu olmasına rağmen çok zekice konuşan Korkuluk. “Çünkü âşık bir eş her zaman iyi değildir ancak iyi bir eş, her kızı mutlu eder.”
“Nimmie Amee kraliçe olacak!” diye haykırdı Teneke Woodman, gururla. “Onun için teneke bir elbise yaptırmalıyım, teneke dantelleri ve fırfırları olmalı. Teneke terlikleri, teneke küpeleri ve bilezikleri olmalı, bir de teneke taç tabii ki. Eminim ki Nimmie Amee hepsini sevecektir, bütün kızlar süslenmeye bayılır.”
“Munchkin Ülkesi’ne Emerald şehri üzerinden mi gideceğiz?” diye sordu Korkuluk, Teneke Woodman’e grubun lideriymiş gibi bakarak.
“Sanmıyorum.” diyerek cevapladı Teneke Adam. “Oldukça hassas bir maceraya giriyoruz. Çünkü eski aşkının onu unuttuğunu düşünen bir kızı arıyoruz. Nimmie Amee’ye onunla evlenmeye geldiğimi, bunu yapmanın görevim olduğunu söylemek benim için oldukça zor olacak. Bu yüzden etrafta az kişinin olması ikimiz için de daha iyi olur. Nimmie Amee’yi bulup onu mutlu ettikten sonra, Emerald şehrine götürüp Ozma, Dorothy, Betsy Bobbin, Minik Trot ve diğer tüm arkadaşlarımla tanıştıracağım. Ancak yanlış hatırlamıyorsam zavallı Nimmie Amee, sinirlendiğinde kırıcı olabiliyordu ve onu kurtarmaya bu kadar geç geldiğim için bana biraz kızabilir.”
“Anlaşılabilir bir durum.” dedi Woot usulca. “Ancak Munchkin Ülkesi’nin o kısmına Emerald şehrinden geçmeden nasıl ulaşacağız?”
“Gayet basit.” diyerek çocuğun sorusunu cevapladı Teneke Adam.
“Cebimde Oz’un haritası var.” diye ısrar etti çocuk. “Ve haritaya göre Winkie Ülkesi Oz’un batısında, Munchkin Ülkesi ise doğuda. Yani arada Emerald şehri var.”
“Doğru ama doğudan, Gillikin Ülkesi üzerinden gidersek Emerald şehrinin etrafından dolanabiliriz.” diye açıkladı Teneke Woodman.
“Tehlikeli bir yolculukta olduğumuz belli oldu.” diyerek cevapladı çocuk. “Gillikin Ülkesi’nin en üst köşelerinden birinde, Oogaboo’ya yakın bir yerde yaşarken, oradaki insanlarla tanışmaktan çok hoşlanmayacağımı söylemişlerdi. Ben de yolculuğum boyunca onlardan hep uzak durmuştum.”
“Bir gezgin, hiçbir şeyden korkmaz.” dedi Korkuluk. Komik bir şekilde sallana sallana yürüyor ama arkadaşlarının gerisinde de kalmıyordu.
“Korku insanı korkak yapmaz.” dedi Woot, yüzü kıpkırmızı olmuştu. “Tehlikelerden uzak durmanın onları alt etmekten daha kolay olduğunu düşünüyorum. Cesur ve kararlı da olsan en iyi yol en güvenli olandır.”
“Endişelenme, kuzeyin o kadar uzaklarına gitmeyeceğiz.” dedi Kral. “Yolumuzdan çok fazla sapmadan Emerald şehrinden uzak durmalıyız. Emerald şehrine yaklaşınca güneye yani Korkuluk ve benim bir sürü dostumuzun bulunduğu Munchkin Ülkesi’ne doğru döneceğiz.”
“Gillikin Ülkesi’nde biraz gezmiştim, şunu söylemeliyim ki orada bazı tuhaf insanlarla tanışmıştım ve hiçbirinden bir zarar görmedim.” dedi Korkuluk.
“Bana göre hepsi aynı.” dedi Woot, her zamanki umursamaz tavrıyla. “Tehlikeler, kaçınılmaz olduklarında ilgi çekici olurlar, bu yüzden gitmeye cesaret edeceğiniz her yere gelmeye hazırım.”
Böylece, yürüdükleri yoldan saparak kuzeydoğuya doğru yola koyuldular. Tüm gün boyunca o şirin Winkie Ülkesi’ndeydiler ve karşılaştıkları herkes Kral’ı saygıyla selamlayarak yolculuğunda şans diledi. Gece olunca bir evde durdular. Evde çok güzel ağırlanmışlardı ve Woot’un uyuması için de rahat bir yatak bulmuşlardı.
“Korkuluk ve ben, geceleri de gündüzleri olduğu gibi seyahat edebiliriz ancak grubumuzda etten birisi olduğu için geceleri durup uyumasına izin vermeliyiz.” dedi Teneke Woodman.
“Bir günlük seyahatin ardından, et yorulur.” diye ekledi Korkuluk. “Ama saman ve teneke hiç yorulmaz. Bu da demek oluyor ki biz, sıradan insanlardan bir şekilde daha üstünüz.”
Woot yorulduğunu inkâr edemezdi, sabaha kadar mışıl mışıl uyudu. Sabah olduğunda karşısına çok güzel bir kahvaltı getirilmişti.
“Siz ikiniz bunlardan yemeyerek çok şey kaçırıyorsunuz.” dedi dostlarına.
“Doğru söylüyorsun.” dedi Korkuluk. “Yemek bulamadığımızda yaşayacağımız olur olmadık mide ağrılarını ve açlığı kaçırıyoruz.”
Bunu söyledikten sonra Korkuluk, Teneke Woodman’e bir bakış attı, o da kafasıyla Korkuluk’un söylediklerini onayladı.
İkinci gün, hiç durmadan yürümeye devam ettiler. Eski maceralarını anlatıp birbirlerini eğlendiriyorlar ve Korkuluk’un okuduğu şiirleri dinliyorlardı. Korkuluk, Profesör Wooglebug’dan binbir çeşit şiir öğrenmişti ve dinleyecek birilerini bulduğunda okumaya bayılıyordu. Woot ve Teneke Woodman mecburen dinliyordu. Çünkü saman dolu dostlarından kaçmaları kaba bir davranış olurdu.
Korkuluk’un şiirlerinden birisi şöyleydi:
4. BÖLÜM
LOONVILLELİ LOONLAR