Hüseyin Rahmi Gürpınar – Melek Sanmıştım Şeytanı (страница 4)
Ayşe Kadın geniş geniş “evet” işaretiyle baş sallayarak:
“Bu işin eğrisi büğrüsü yoh… Olan olmuş gayrık.”
Bu ağır sözün en önce beynimi tırmalayan önemli noktası şuydu: Felaket anlaşılmış, fakat Servinaz beni ele vermemişti. Çarpıntımı yenmeye uğraşarak sordum:
“Kimden olduğunu söylüyor mu?”
Ayşe Kadın derin anlamlı bir anlatışla bakışını değiştirerek:
“Hayır, söylemiyor. Ona kalsa gebeliğini bile yok diyecek.”
Geniş bir soluk aldım, cesaretlenerek sordum:
“Onun yok dediği şeyi sen nasıl ispat edebiliyorsun?”
“Üç evlat doğurmuş bir karıyım, bilmem mi hiç?”
“Bu veballi bir iştir. Öyle üstünkörü benzetişlerle hüküm verilemez.”
“Veballi olduğunu biliyorum da ondan ötürü size geldim.”
“Nasıl keşfettin? Anlat… Ben de bileyim.”
“Sabahları kalkınca hamam aralığında öğüre öğüre içi dışarı çıkıyor.”
“Belki midesi bozulmuştur.”
“Bu mide bozukluğu değil. İlkinde ahan ben de böyle olmuştum ya… İlkten sevdiği yemeklere şimdi el vurmuyor, yenmeyecek şeyleri yiyor, hamam aralığında kahve telvesi yalarken kaç defa gördüm. Rengi soldu. Boynu inceldi. Gözlerinin etrafı çürümüş gibi oldu. Huyu titizlendi. Adetten kesildiğini ben biliyorum emme o gine gizleyor. Ben yarı ebe bir karıyım. Köyde rençper Mustafa’nın karısı Zeliha’yı sıkışınca ben doğurttum.”
Конец ознакомительного фрагмента.
Текст предоставлен ООО «Литрес».
Прочитайте эту книгу целиком, купив полную легальную версию на Литрес.
Безопасно оплатить книгу можно банковской картой Visa, MasterCard, Maestro, со счета мобильного телефона, с платежного терминала, в салоне МТС или Связной, через PayPal, WebMoney, Яндекс.Деньги, QIWI Кошелек, бонусными картами или другим удобным Вам способом.