Анонимный автор – Bağımsızlık Dönemi Özbek Edebiyatı (страница 10)
Balık avlamaya kıra.
Çifteli tüfek ile
Sazanları vururuz.
Gecelersek, leyleklerin
Yuvasında kalırız.
Derler: doğduğum günden
Bana hakikat ebe.
Ömrümü en başından
Size edeyim hikâye.
Doğmam olduğunda şart
Ben bendeniz dünyaya.
Annemin zamanı yokmuş
Yalvarmış teyzeme.
Teyzem nineme söylemiş,
Ninem yengeme anlatmış,
Yengem halama demiş,
Halam herkese duyurmuş.
Kimsenin zamanı yokmuş,
Arada kavga çıkmış.
Şansım yaver gitmeseymiş
Doğmayabilirmişim.
Zavallı babam kaybetmiş
Cebindeki salatalığını.
Beni satın almış
Çarşamba pazarından.
Teyze, haliniz nice?
Canıma değsin! Halacık!
Doğurmasaydınız eğer
Doğmaz mıydı Cumabay!
Bilsin herkes, el-alem
Benim doğduğum o gün.
Şubat’ın otuz biriydi
Gece saat tam iki.
Beşikte yattığımda
Bir olay gerçekleşmiş.
Söyleyeyim önceden, Cumabay
Doğru söylemeye söz vermiş.
Emzik emip yatarken
Kapıyı açarak, doğru
Benim odaya girdi
Kara iri bir hırsız.
Dizilmiş minderleri
Her tarafa atıverdi.
Çeyiz sandığını açıp
Karıştırmaya başladı.
Zavallının haberi yok,
Ona bakan kişiden.
Ben gözetiyordum
Yattığım yerden.
Kolay fırsat gelmesini
Bekliyorum uzaktan.
Yavaş yavaş elimin
İplerini çözüyorum.
Sandığı karıştırıp
Gelince beşik başına
Sümek11 ile vurdum
Hırsızın tam başına.
Hırsız gurs diye düştü
Sonra kalktı yerinden.
Şaşırdığından kapı da
Sandık da açık kaldı.
– Ey, namert, diye bağırdım
Kaçacaksan madem
Kapıyı kapayıp git,
Üşütür ya bebek.