Yer yer de okunamıyordu.
Böyle bir mektup
Gerçekten seven kalbe
Misafir gelir
Bir kere.
Gençlik gibi…
Ömür gibi.
Söz dedim
Sözümü yere saldı.
Kendisini kaybettim
Kitabı kaldı.
Okudum
Hoşuma gitti.
Eskisi gibi alkışladım
Ama hayattakini değil,
Kitaptaki dostu.
ÖZGÜR İNSAN
Sokakta öyle konuşuyor ki,
Sanırsın bütün insanlara
Konferans veriyor.
Sesi de güzel.
Birisinin fısıltısını bölüyor,
Başkasının düşünce dolu sessizliğini.
Sanki herkesin özgürlüğü
Verilmiş buna.
Edepten özgür
Saygıdan özgür
Her şeyden özgür
Her şeyden arı46.
Konuşuyor âli, âli47.
Bağırıyor kadı kadı,
Cehaletin bu sevimli
Bu özgür evladı.
Yalnızlık boşluk değil,
Seni bekleyen var ise.
Doludur umut güneşiyle,
Hasret hilaliyle,
Kırılgan bir hüznün alacakaranlığıyla.
Doludur Brezilya stadı gibi
Kaprisle, nazla,
Çılgınlıkla,
Jean d’Ark gibi kahraman umuduyla.
Bekleyenin yoksa
Yalnızlığın da yok.
Dünya nereden başlar
Tamamını
Bilmiyorsun.
Dünyayla nerede bütünleşirsin
Onu da bilmiyorsun.
Yaşıyorsunuz
Birbirine bir umut pırıltısı
Vermeyen
Kötü komşular gibi.
Yalnızlık istiyorum…
Büyük, derin,
Dolu bir yalnızlık.
ŞAŞIRMAK İSTİYORUM YOLUMU
Kayboldum bu şehirde ben,
Adresi unuttum.
Öyle garip oldum ki,
Adımdan bile korktum.
Şimdi Doğu ne,
Batı nedir?
Şimdi her şey çok gariptir…
Şimdi sol sağımdır,