18+
реклама
18+
Бургер менюБургер меню

Абай Кунанбаев – Şiirler, Karasözler (страница 6)

18
Allah’ın verdiğini yiyip, şükrederek? Babasını oğlu aldatır, ağabeyini kardeşi, Bu itlik neymiş ki, her gün ettiği. Mal için arını satan cahilin Ağzında dili kurusun, çıkmasın sesi. Uzak-yakın, avare bizimkilerin hepsi, Acımadan gözetleyerek yaşarlar birbirini. Yuva bozar; mal ile bağın hastalıklısı, Allah “can” diye yaratmış bunların hepsini! Günde ant içenin, verdiği canı kurusun, Arını satıp dilenenin, malı kurusun. Kısa günde, kırk yere depo kurup, Kurnaz dille hilekârlık edenin düzeni kurusun. Bir at için yüz renge boyanan kaygılı yüzün, Öz evinde göbeklenen kibirlisi kurusun.

Kartlaştık, kaygıya daldık, uyku kaçmış

Kartlaştık, kaygıya daldık, uyku kaçmış, Öfken zehirmiş, düşüncen ekşimiş. Dertleşecek kişi yok, sözden anlar, Kim uğraş edinip, gönül açar? Genç yaşlanacak, yok doğacak, doğan ölecek, Kaderde yok, giden ömür yeniden gelecek, Bastığın iz, gördüğün güzellik geride kalacak, Bir Allah’tan başka her şey değişecek. Er işi akılla uğraşmak, nefsi yenmek, Hünersizin fenalığı sona erecek. Yarını düşünmeden, uzağı görmeden, Erincek kalabalıklara inanır, kendiliğinden. Kötüler, harcayamaz helal emek, onların ki, “Hırsızlık, kurnazlık ettim” diye salınıp yürümek. Art niyetinin fenalığını, görmeden kalmaz ki, Bir gün kırılır, bin gün kırılmayan çömlek. Âdemoğlu, diriliği devlet bilecek, Akıl alacak, mal bulacak, adil olacak. Bunlardan birinin olmadığı köyleri gezmek, Ne ayıp, boş konuşmayla gün geçirmek? Nadana haram, akıllı kulağa ilmek, Bu sözden öncekini tez öğrenmek… Doğru sözün kıymetini kim bilecek, Akılsız, gerçeğe değil, yoğa iman edecek. Kızıl şafak, gümüş tepelik, altın kasnak, İlginç masallara kulak kesilecek. Aksakalın, babanın, bilginin, Sözüne sırt dönüp, tez iğrenecek. Akıllı halk, kılı kırka bölecek, Her şeye kendince paha verecek. Terazi de, kadı da, kendi varlığında, Nadanın dayanağı, çoklukla olmasında… Alaş’a4 içi düşman olurken, yüzü gülecek, Sağlığında gözetlediği yakını, ölse böğürecek… İşi yolunda bir-iki kişiyi görse; “Allah’ın sevip yarattığı, işte bu” diyecek. Toplum bozulursa, bezer şeytan-düzenini, Melekler çekinir, kaygı kaplar her yeri. “Kendi itliğimle oldu” demez ki, “Yendi ya” diye, şeytana verir desteği. Güçlüymüş, kurnazmış, inatçıymış tavrını takınır, Gıybetle-iftirayla, halkı bölük bölük ayırır… Art niyetle var mıymış, candan geçmek, Bir gün olmaz mıymış, kendi kendine düşmek? Elden geliverir mi yurt yönetmek, Helali, haramı kim denkleştirecek? Övünç için gayretsiz yönetici olmak, İt gibi hor olup, kendine söz getirmek.

1886