18+
реклама
18+
Бургер менюБургер меню

Абай Кунанбаев – Şiirler, Karasözler (страница 2)

18

Abay, 1904 yılında hastalandı. Çok geçmeden, 60 yaşında iken Hakk’ın rahmetine kavuştu. Abay, Jidebay’a defnedildi.

Abay, bu altmış yıllık ömründe, sadece Kazak halkı için değil, bütün insanlık için sönmez miras bıraktı. Abay’sız bir Kazak edebiyatı düşünmek mümkün değil. Çünkü Abay, Kazak edebiyatının gelişmesine olağanüstü büyük hizmetleri olmuş, çok değerli bir ozandır. Abay’ın adı, insanlık tarihine altın harflerle yazılmıştır. O, gelecek nesillerin yüreğinde, sonsuza kadar yaşayacaktır.

ŞİİRLER

1855–1881

Doğu Şairlerince

Yüzü gül, gözü mücevher, Hem yakut gibi, lebi ahmer1. Hem gerdanı kardan, bihter2, Kaşınız kudret, bileği inceler. Sizsiniz güzellere rehber, Size âşık olan şu garipler; Süleyman, Cemşîd, İskender, Bir bakışınız, tüm mülke değer. Sizinle karşılaşsa bir kez yiğitler, Seyre dalarlar, kendinden geçer. Gider kuvveti, yumulur gözler Niye felç gibi, tutmaz olur dizler?

Alfabe Şiiri

“Elif” gibi ay yüzüne öğüt verdim, “Be” ile bela derdine nispet ettim. “Te” ile dilimden çıkarıp türlü şifayı, “Se” ile ustaca saygı-methiye ettim. “Cim” cemalin nasıl da gün gibi bana “Ha” habiplik bulamadım, senden cana. “Hı” yalnız ben değil, bütün halk intizar, “Dal” dertliyim, aşk ateşi vermez deva. “Zel” zelillik gördün ya, şakıyıver, dil, “Rı” rıza göstermediğini, yâr, kendin bil. “Ze” zehir gibi yaktı aşkın alabildiğince, “Sin” selamette kalışım artık çok müşkül. “Şîn” şeker dudaklar aklıma düştükçe, “Sad” sabrım biter, ben ne eyleyeyim! “Dad” dağıttı ömrümü boş yere böylece “Tı” taleplerimden hiç geri dönmeyeyim. “Zı” zalim kılıçlar gibi, cana saplandı, “Ayn” aklımı başımdan koparıp aldı. “Ğayn” gariplik başıma geldikten sonra “Fe” faydan olur mu diye mektup saldı. “Kaf” kabul olur mu mektubum huzurunda, “Kef” kemale ermiş aklın, asil şahsiyetim. “Lâm” lebinden ilaç yapsan, derdime deva “Mim” merhametinle iyileşirdi tüm felaketim. “Nûn” nale ile kaygılandırıp yaktınız ziyadesiyle “Vav” vaylana vaylana öldüm aşkınızın vehmiyle. “He” hiç faydanız olmayacaksa öldü sayınız öyle, “Lâmelif” la ilahe illallah diyerek gömünüz gönle. “Ye” yârim! Nasıl olacak cevabi sözün, “Med” kaşın, “teşdid” kirpiğin, “sükûn” gözün, “Ötre” ile altlı üstlü yazmak da mümkün, Altlı üstlü olmayı kabul ederse gönlün…

Saf saf gönlüm, saf gönlüm!

Saf saf gönlüm, saf gönlüm! Gölgede yatmadan, layığını bulamadan, Ne gün doğdu başına, Gece gündüz huzursuzca aramaktan? Sen serbestçe yaşasan da, Kız ölür mü koca bulmadan? Gece gezmek yakışır mı sana, Sağa sola bakarak korkudan? “Ölürüm” mü diyorsun yoksa Bundan başkasını bulamadan? Saf saf gönlüm, saf gönlüm! Sabrın sonu selamet, gülüm. Sabretsin biraz, şu hâlini Bilir mi ki asil gülüm?