Томас Мор – Utopia (страница 1)
Thomas More
Utopia
Thomas More, İngiliz yazar, devlet adamı ve hukukçudur. Babası dönemin önemli bir yargıcı olan Sir John More’dur.
7 Şubat 1478’de, Londra’da doğdu. Sekiz yaşında girdiği St. Anthony Okulundan sonra, o yıllarda çocukların bilgi ve görgülerini daha iyi artıracaklarına inanılan başka ailelerin yanına verilmeleri geleneğine uygun olarak babası onu bir kardinalin evine verdi. Burada çağın önde gelenlerini yakından tanımanın yanında birçok alanda bilgisini geliştirme olanağı bulan More, on dört yaşındayken kardinal tarafından Oxford’a gönderildi. Grocyn, Colet, Linacre gibi devrin tanınmış hümanistlerinin öğrencisi olduğu bu okulda Latince ve Yunancasını ilerleten More, Yunanca eğitime düşman olan din adamları karşısında akademisyenlerle öğrencileri korumak amacıyla iki okulun adli işlerine bakan kuruma girdi. Oxford’da Yunanca ve felsefeyle ilgili çalışmalarını sürdürmek istemesine rağmen babasının onu kendi mesleğine yönlendirmek istemesi sonucu New Inn ve Lincoln’s Inn’de hukuk öğrenimini tamamlayıp yirmi üç yaşında baroya girdi. Bu tarihten itibaren, dört yıl boyunca, dönemin aynı zamanda bilgi merkezleri olan manastırlardan birinde, kendini yoğun çalışmalarına verdi. Bir süre sonra rahiplikten vazgeçerek kendini ailesine adadı. Çağının aile anlayışının çok ötesinde bir kavrayışa sahip olan More, kadınların da tıpkı erkekler gibi eğitilmesi ve toplumda onlarla eş değerde sorumluluklar alabilmesi taraftarıdır.
1517’de Kral’ın hizmetine girdi. Giriştiği başarılı bir diplomatik görev ardından şövalye unvanı verildi ve yardımcı veznedar ilan edildi. Kral’ın kişisel danışmanı olarak kariyeri parlamaya devam etti. 1525’de Lancaster Düklüğü’nün bakanı oldu. Kral VIII. Henry evlilikleriyle ilgili konularda ona yeterince yardım edemeyen Lortlar Kamarası Başkanı Kardinal Wolsey’i istifaya zorladıktan sonra yerine Thomas More’u Lortlar Kamarası başkanı ilan etti. Başlarda Kral’ın düşüncelerini paylaşan More, zamanla Kral’ın Protestanlığa artan ilgisi ve kiliseye olan negatif düşüncelerinden rahatsız oldu. Kişisel olarak Protestanlığı sevmiyor ve doğru bulmuyor, dönemin Katolik Kilisesi’ni benimsiyor ve önemsiyordu. Protestanlığı eleştiren kitaplarıyla Kral ile olan ilişkisini gerdikten sonra 1531’de Kral’a bağlılık yemini etmeyi reddetti. Daha sonra hastalığı bahane ederek 1532’de görevlerinden ayrıldı. 1533’te Anne Boleyn’ın İngiltere kraliçesi olarak ilan edildiği taç giydirme törenine katılmayı reddedince şimşekleri üzerine çekti. Yalan davalar ve dedikodular başladı. Parlamentonun Anne Boleyn’ı İngiltere’nin kraliçesi olarak ilan edebileceğini kabul etmesine rağmen bağlılık yemini etmeyi reddetti, zira bu Papa’ya karşı bir davranış olurdu. Bu nedenle tutuklandı. Daha sonraları Kral’ı kilisenin başkanı olarak görmediği yönünde bir yalan da önüne işlemiş olduğu bir suç olarak getirildi. Ölüm cezasına çarptırıldı. 6 Temmuz 1535’de idam edildi.
Yasin Yorgancı, Hacettepe Üniversitesinde İngilizce Mütercim Tercümanlık bölümünde öğrenim görmektedir. Serbest olarak birçok alanda çeviri yapmaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığının “Mültecilerin Spor Yoluyla Sosyalleşmesi” isimli Birleşmiş Milletlerden alınan kılavuzun tamamını Türkçeye çevirdi. Medya çevirisi ve alt yazı çevirisi teknolojileriyle ilgili, otomatik alt yazı çıkaran sistemler ve programlar üzerine çalışmalar yürüttü. Houze İstanbul şirketinde çevirmen ve dijital pazarlama asistanı olarak çalıştı. Hâlen Türkiye Çeviri Öğrencileri Birliğinde (TÜÇEB) genel koordinatörlük yapmaktadır ve Hacettepe Üniversitesinin Çeviri Topluluğunun yönetim kurulu üyesidir.
GİRİŞ
King’s Bench’in yargıçlarından biri olan Sir John More’un oğlu Sir Thomas More, 1478’de Londra şehrinin Milk Caddesi’nde doğdu. Daha önce Threadneedle Caddesi’ndeki St. Anthony’nin okulundaki eğitiminden sonra, çocukken Canterbury Başpiskoposu ve Yüksek Yargıç Kardinal John Morton’un evine yerleştirildi. Zengin ya da nüfuz sahibi kişiler ile iyi ailelerin oğullarının, patron ve müşteri ilişkisi içinde bu kadar bir arada bulunması alışılmadık bir durum değildi. Genç, patronunun üniformasını giyer ve mevkisini yükseltirdi. Patron ise daha sonra zenginliğini ya da nüfuzunu genç müşterisinin hayatında ilerlemesine yardımcı olmak için kullanırdı. Kardinal Morton daha önceki günlerde III. Richard’ın Kule’ye gönderdiği Ely piskoposuydu; daha sonra Richard’a düşman oldu ve 1486’da onu Canterbury başpiskoposu yapan VII.Henry’nin başdanışmanı oldu. Bundan dokuz ay sonra ise yüksek yargıç oldu. Kardinal Morton, masasında duran
Thomas More, on dokuz yaşındayken patronu tarafından Canterbury College, Oxford’a gönderildi ve burada İtalya’dan İngiltere’ye Yunan araştırmalarını getiren ilk insanların yazılarındaki Yunanca stilleri öğrendi. (William Grocyn ve Thomas Linacre) Daha sonradan kendisini din adamı olmaya adayan Hekim Linacre aynı zamanda Doktorlar Kolejinin de kurucusuydu. 1499’da More, Londra’da, Lincoln’s Inn’de hukuk okumak için Oxford’dan ayrıldı ve ertesi yıl Başpiskopos Morton öldü. More’un katı karakteri, hukuk okurken, sert dokulu içlik giymesine, yastık yerine bir kütük kullanmasına ve cuma günleri kendini kırbaçlayarak nefsini köreltmeyi hedeflemesine neden olmuştu. Yirmi bir yaşında parlamentoya girdi ve baroya çağırıldıktan kısa bir süre sonra Londra şerifi oldu. 1503’te Avam Kamarasında VII. Henry’nin, kızı Margaret’ın evliliği nedeniyle para yardımı alması teklifine karşı çıktı ve o kadar yüksek bir enerjiyle karşı çıktı ki, meclis bu parayı bağışlamayı reddetmişti. Birileri gidip Kral’a sakalsız bir çocuğun tüm beklentilerini boşa çıkarttığını söylemişti. Böylelikle, VII. Henry’nin son yıllarında More, Kral’ın hoşnutsuzluğuna maruz kalmıştı ve ülkeyi terk etme düşüncesine kapılmıştı.
VII. Henry, More’un yaşı otuzun biraz üzerindeyken 1509 Nisan’ında öldü. More, VIII. Henry’nin saltanatının ilk yıllarında, adaletsiz olduğunu düşündüğü davalarda savunma yapmayı reddedip mahkemelerde düzenlemeler yapardı. Dullardan, yetimlerden veya yoksullardan hiçbir ücret almadığı da söylenirdi. Essex’teki New Hall’dan John Colt’un ikinci kızıyla evlenmeyi istiyordu ancak ablasının itibarı zedelenmesin diye ablası ile evlendi. 1513’te hâlâ Londra şerifi olan Thomas More’un,
1515 yılında York Başpiskoposu Wolsey, X. Leo tarafından kardinal ilan edildi; VIII. Henry, onu yüksek yargıç yaptı ve o yıldan 1523’e kadar Kral ve Kardinal İngiltere’yi mutlak otorite ile yönetti, hiç parlamentoyu toplama çağrısı yapmadı. 1515 yılının Mayıs ayında, Thomas More -henüz şövalye değilken- Cuthbert Tunstal ve diğerleriyle birlikte Felemenklerde1 bir komiteye katıldı. V. Charles’ın büyükelçileriyle, o zaman sadece Avusturya Arşidükü ile görüşmek amacıyla ittifakın yenilenmesi üzerine görüşmelerde bulundu. Yaklaşık otuz yedi yaşındaki More, o büyükelçilikte İngiltere’den tam 6 ay uzakta vakit geçirdi ve Anvers’teyken, Anvers belediyesi sekreterliği görevini yürüten bilgili ve nazik genç bir adam olan Peter Giles ile dostluk kurdu.
Cuthbert Tunstal, yükselen bir kilise adamıydı, o yıl (1515) Chester başpiskoposu ve gelecek yılın Mayıs ayında (1516) yüksek yargıç olan Canterbury başpiskoposunun hukuk müşaviriydi. 1516’da tekrar Felemenklere gönderildi ve More sonra onunla birlikte Erasmus’la yakın arkadaşlık kurdukları Brüksel’e gitti.
More’un
Kitabın adı dilimize bir sıfat kazandırmıştır. (Biz uygulanamaz bir şemaya ütopik diyoruz.) Yine de eğlenceli bir kurgu perdesi altında, eser son derece ciddidir ve pratik önerilerle doludur. Bu, zamanının başlıca politik ve sosyal kötülüklerine kendi tarzında saldıran bilgili ve esprili bir İngiliz’in eseridir. Aslına bakarsak More, Kral Hazretlerinin bütün insanları sevindirecek şekilde Yüksek Adalet Divanı üyesi olarak seçtiği Cuthbert Tunstal ile birlikte Flanders’a nasıl gönderildiğinden; Charles’ın adamlarının onları Bruges’de nasıl karşıladığından; sonrasında talimat almak için Brüksel’e döndüklerinden ve dört aydır görmediği karısı ve çocuklarına duyduğu özlemi az da olsa yatıştırmasına sebep olan Peter Giles ailesini bulduğu Antwerp’e nasıl gittiğinden bahsediyor. Daha sonrasında, Amerigo Vespucci’ye daha yeni keşfedilmiş Yeni Dünya’ya olan son üç yolculuğunda eşlik eden, ki bu yolculukların kayıtları Utopia yazılmadan yalnızca dokuz yıl önce yayımlanmıştır, Raphael Hythloday’in hikâyeye girmesiyle hikâye gerçeklikten kurguya doğru kayıyor. Ayrıntı önerisinde tasarlanmış bir şekilde harika olan