Пол Бенджамин Остер – Kehanet Gecesi (страница 10)
Uçak LaGuardia’dan havalandıktan yarım saat sonra Nick evrak çantasını açar, içinden Sylvia Maxwell’in romanının müsveddesini çıkarır ve okumaya başlar. Kafamda şekillenen hikâyenin üçüncü öğesiydi bu ve bunu olabildiğince erken eklemeye karar vermiştim; hatta uçak Kansas City’ye inmeden önce. Önce Nick’in hikâyesi, sonra Eva’nın hikâyesi ve sonunda bu hikâyeler gelişirken Nick’in okuduğu ve okumaya devam ettiği kitap; hikâye içinde hikâye. Ne de olsa edebiyatla ilgilenen biridir Nick, bu yüzden de kitapların etkisi altında kalır. Yavaş yavaş, Sylvia Maxwell’in kullandığı sözcüklere dikkat ettikçe kendisiyle romandaki öykü arasında bir bağ görmeye başlar, sanki kitap dolaylı, oldukça metaforik bir biçimde Nick’e o an içinde bulunduğu koşullardan içtenlikle söz etmektedir.
O noktada,
Uçak alana iner. Bowen yarısına kadar okuduğu müsveddeyi çantasına koyar, terminal binasından çıkıp bir taksi bulur. Kansas City’yi tanımamaktadır. O kente daha önce hiç gitmemiştir, oraya iki yüz kilometre uzaklıkta oturan birini bile tanımamaktadır, haritada yerini göster deseler zorlanacaktır. Taksinin sürücüsüne kendisini şehrin en iyi oteline götürmesini söyler, Ed Victory gibi son derece tuhaf bir adı olan iriyarı siyah sürücü bir kahkaha patlatır. Umarım kör inançlarınız yoktur, der sonra.
Kör inanç mı, der Nick. Ne ilgisi var?
En iyi oteli soruyorsunuz. En iyisi Hyatt Regency’dir. Gazete okur musunuz bilmem ama bir yıl kadar önce Hyatt’ta büyük bir felaket olmuştu. Asma koridorlar tavandan kopmuştu. Lobiye düşmüşler ve yüzden fazla insanın ölümüne yol açmışlardı.
Evet, hatırlıyorum.
Otel yine açıldı, ama kimileri orada kalmaktan ürküyorlar. Ürkmezseniz ve kör inançlarınız yoksa benim size önereceğim otel orasıdır.
Pekâlâ, der Nick, Hyatt olsun. Bugün beni yıldırım bir kez çarptı. Bir kez daha çarpmak isterse beni nerede bulacağını bilir.[7]
Nick’in yanıtı Ed’i güldürür, şehre doğru giderlerken iki adam konuşmaya devam ederler. Ed’in taksicilikten emekli olmak üzere olduğu gelir gündeme. Tam otuz dört yıldır bu işi yapmaktadır ve bu gece onun işteki son gecesidir. Son vardiyası, havaalanına son gidişidir, Bowen’dan son ücretini alacaktır, Bowen’dan sonra müşteri binmeyecektir taksisine. Nick ona bundan böyle kendisini neyle meşgul etmeyi planladığını sorar, Edward M. Victory de (adamın tam adı budur), elini gömlek cebine atıp bir kartvizit çıkarır ve onu Nick’e verir. Kartta,
Yanında pek az nakit para vardır, kredi kartıyla ödeme yapmak zorunda olduğundan otele kaydolurken kendi adını kullanır. Yeniden düzenlenen lobi yepyeni durmaktadır, elinde olmadan kendisiyle otelin aynı durumda olduğunu düşünür Nick: Her ikisi de geçmişlerini unutmaya, her ikisi de yeni bir hayata başlamaya çalışmaktadırlar. Cam asansörleri, devasa avizeleri ve cilalı metal duvarlarıyla ışıltılı saray bir yanda, sırtındaki elbiseden, cüzdanındaki iki kredi kartı ve deri çantasında yarısı okunmuş bir romandan başka bir şeyi olmayan Nick öte yanda. Parasına kıyıp bir süit kiralar, asansörle onuncu kata çıkar ve otuz altı saat boyunca odasından dışarı adım atmaz. Çıplak bedenine otel bornozunu giyip odasına getirttiği yemekleri yer, pencerenin yanında ayakta dikilir, banyodaki aynada kendisini inceler ve Sylvia Maxwell’in romanını okur. İlk gece yatmadan önce bitirir romanı ve ertesi günü de yine onu okuyarak geçirir, bir daha okur, dördüncü kez okur, sanki ölüm kalım meselesiymiş gibi romanın iki yüz on dokuz sayfasını inceden inceye okur. Lemuel Flagg’in öyküsü onu çok etkilemiştir, ama Bowen’ın
Üçüncü gün Nick sonunda dışarı çıkmayı göze alır. Sokakta yürür, bir erkek giyim mağazasına girer ve tam bir saatini raflar, bölmeler ve kutular arasında geçirir. Yavaş yavaş yeni bir gardırop oluşturur kendisine, pantolondan gömleğe, iç çamaşırından çoraba kadar her şeyi üst üste yığar. Faturayı ödemek üzere satıcıya American Express kartını verdiğinde makine kartı kabul etmez. Kartınız iptal edilmiş, der satıcı. Bu beklenmedik gelişme Nick’e bir darbe olur, ama telaşa kapıldığını belli etmez, önemi yok, der, visa kartımla öderim. Satıcı, bu kartı makineden geçirdiğinde onun da geçersiz olduğu anlaşılır. Nick çok zor durumdadır. Şaka yapmaya çalışır ama aklına komik bir şey gelmez. Rahatsızlık verdiği için satıcıdan özür diler, sonra arkasını dönüp mağazadan çıkar.
Bu karışıklığın basit bir açıklaması vardır. Bowen daha otele dönmeden anlamıştır bunu, Eva’nın kredi kartlarını neden iptal ettirdiğini anladığında onun yerinde olsa kendisinin de aynı şeyi yapacağını istemeye istemeye itiraf eder. Bir kadının kocası mektup atmaya gidiyor ve geri dönmüyor. Karısı ne düşünecektir? Terk edildiği olasılığı vardır elbette, ama bu düşünce daha sonra gelir akla. İlk tepkisi korkuya kapılmak olacaktır, sonra olası kazaları ve tehlikeleri sıralar. Kamyonetin altında kalmış olabilir kocası, sırtından bıçaklanmış, silah dayanıp kafasına vurulmuş olabilir. Kocası bir soyguna kurban gitmişse hırsız cüzdanıyla kredi kartlarını alıp kaçmıştır. Şu ya da bu varsayımı destekleyecek bir kanıt olmadıkça (suç bildirimi ya da sokakta bulunmuş cesetler) yapılacak en basit iş, kredi kartlarını iptal ettirmektir.