реклама
Бургер менюБургер меню

Неизвестный автор – Dede Korkut`tan Çocuklara Seçme Hikâyeler (страница 9)

18
Büyük büyük suların köprüsü ağaç Kara kara denizlerin gemisi ağaç Erlerin şahı Ali’nin Düldül’ünün eyeri ağaç Zülfikar’ın kını ile kabzası ağaç Şah Hasan ile Hüseyin’in beşiği ağaç Erkeğin de kadının da korkusu ağaç Başına doğru bakar olsam başsız ağaç Dibine doğru bakar olsam dipsiz ağaç Beni sana asarlarsa çekme ağaç Çekecek olursan yiğitliğim seni tutsun ağaç Bizim elde olmalıydın ağaç Kara Hindû kullarıma buyuraydım Seni parça parça doğrayalardı ağaç

Sonra devam etti:

Tavla tavla bağlanırken atıma yazık Kardeş diye beslerken arkadaşıma yazık Yumruğumda çırpınırken şahin kuşuma yazık Yetişmesi ile tutarken tazıma yazık Beyliğe doymadan kendime yazık Yiğitlikten usanmadan canıma yazık

Ve tane tane gözyaşı döküp ağladı, yanık ciğerciğini dağladı.

Bu sırada Sultan’ım, Salur Kazan ile Karaca Çoban dörtnala yetiştiler. Çoban’ın sapanının ayası üç yaşında dana derisindendi, sapanının kolları üç keçi tüyünden, çatlayıcısı ise bir keçi tüyündendi. Her atışında on iki batman6 taş atardı. Attığı taş yere düşmezdi, yere düşse dahi toz gibi savrulurdu, düştüğü yer ocak gibi oyulurdu. Taşın düştüğü yerde üç yıla kadar ot bitmezdi. Semiz koyun, zayıf toklu bayırda kalsa, kurt gelip yemezdi, sapanının korkusundan. Öyle olunca Sultan’ım, Karaca Çoban sapan çatlattı, dünya âlem kâfirin gözüne karanlık oldu.

Kazan:

“Karacık Çoban, anamı kâfirden isteyeyim de at ayağı altında kalmasın.” dedi.

At ayağı çabuk, ozan dili çevik olur. Kazan kâfire çağırıp söylemiş, görelim Han’ım, ne söylemiş:

Bre Şökli Melik Penceresi altın otağlarımı getirmişsin Sana gölge olsun Ağır hazinemi bol akçemi getirmişsin Sana harçlık olsun Kırk ince belli kız ile Burla Hatun’u getirmişsin Sana esir olsun Kırk yiğit ile oğlum Uruz’u getirmişsin Kulun olsun Tavla tavla koç atlarımı getirmişsin Sana binek olsun Katar katar develerimi getirmişsin Sana yük taşıyıcı olsun İhtiyarcık anamı getirmişsin Bre kâfir anamı ver bana Savaşmadan, vuruşmadan çekileyim Geri döneyim, gideyim böyle bil

Kâfirler:

Bre Kazan Penceresi altın otağını getirmişiz Bizimdir Kırk ince belli kız ile Boyu uzun Burla Hatun’u getirmişiz Bizimdir Kırk yiğit ile oğlun Uruz’u getirmişiz Bizimdir Tavla tavla koç atlarını Katar katar develerini getirmişiz Bizimdir İhtiyarcık ananı getirmişiz Bizimdir Sana vermeyiz Yayhan Keşiş oğluna veririz Yayhan Keşiş oğlundan oğlu doğar Biz, onu sana düşman ederiz

dediler.

Bu sözleri duyan Çoban çok hiddetlendi, dudakları kabardı ve dedi ki:

Bre dini yok akılsız kâfir Aklı yok derneksiz kâfir Karşı yatan karlı kara dağlar ihtiyarlamıştırOtu bitmez