Мухтар Ауэзов – Abay Yolu 2. Cilt (страница 28)
Abay, az önceki son sözünü söyleyip
–
Abay gülmemişti, fakat utanıp sıkılmış da değildi:
–
–
Abay’ın, son yıllarda akrabaları arasında açık seçik öne geçmeye başladığının bir işareti de burada görülmüştü. Hangi mevzu olursa olsun insanların gözlerine sokmaktan korkmuyor, başlarına kakarak söylüyordu. Şimdi silkelenen, üstüne basılan Maybasar olduğu yerde kaldı. Abay’ın zekâ kıvraklığı, tarzının değeri ve dürüstlüğü terazide ağırlığını hissettirmeye başlamış gibiydi. Maybasarlar söz ile usulde yenilmişti. Fakat buna rağmen bu toplantıda Abay’ın dediği olmadı. Diğer Irğızbaylar bir taraf, tek başına Abay bir taraf olmuştu. Onu destekleyen Aydos ileri gelenleri sadece Jiyrenşe ile Bazar idi. Onlar da nüfusu az halklar değildi. İki büyük boyun yöneticisi Abay’ın sözünü desteklemişti… Diğer iki boyun yöneticileri Abay’ın sözüne karşı çıktı. Bunlardan Torğayların Abay’a boyun eğmeyip Maybasar’ı desteklemesinin sebebi öfke ve öç alma arzusundandı. Bu işin Jigitek içindeki suçlusunun Bazaralı olduğunu sezen Dalanbay, Bazaralı’nın geçen gün Balbala ile münasebetinden kaynaklanan memnuniyetsizliğini hatırlamış ve içinden
Toplantıya katılanlar böylece ikiye bölündüğünden Aydos soyunun temsilcileri bir bütün olarak karar veremedi ve kendilerinden haber bekleyen iki halka adam gönderemedi. Fakat
Fakat Abayların bilmediği bir husus vardı. Aydos içinden Bökenşilere giden ilk selam bu değildi. Maybasar Bökenşilerden gelen haberciye Aydosların sözünü herkesin önünde net olarak söylemeyip kararsızlık içinde bıraksa da bir ücrada baş başa konuştuğunda Sügir’e gizli bir selam göndermişti:
Maybasar ile Takejan bu selamı boşuna göndermemişti. Sügir’in adamı onlarla yaptığı gizli konuşmada bir aygır sürüsü vermeyi vaat etmişti. İkisi bunu uygun bulmuş, bir anlamda Aydos halkını satarak deminki selamı göndermişlerdi.
Böylesi bir destekle serpilen güç, hiddetle inatlaşan Sügir’e açık seçik kamçı olmuştu. Çünkü öfke içinde otururken kendisine söylenenleri anlayamayan Sügir, pek çok başka söz içinden sadece bu sözü iyi kavramıştı. Bu sözü bütün Aydos’un tamamının sözü olarak kabul etmişti.
Abay’ın selamı her hâlükârda bundan sonra gelmişti. Bu arada, Sügir’in gündüz vakti Jigitek’e gönderdiği elçileri Böjey’in obasına gitmiş, bütün ağırlığını koymuş ve
Abılğazı olaya müdahil olduktan sonra Jigitekler bu tehdide boyun eğmedi.
–
Bu son sözle Jabay’ın beli bükülür gibi olmuş:
–
Küntuv soğuk yüzünü yumuşatmamış, ateşli kara gözlerini ağırbaşlılıkla ve serinkanlılıkla ona dikmiş:
–
Jabay endişesini belli etse de o güne kadar böylesi bir tehlikeden yüz geri etmeyen, sözünden dönmeyen, anlayışlı, kavrayışlı ve kıvrak zekâlı Abdilda çekinmedi. Çabuk ve sert bir özet geçti:
–
Maybasar’ın selamından sonra Jigitek’in bu cevabı da geldi. Kızla delikanlı henüz ortada yoktu. Günahlarını üstlenerek önlerine gelip özür dileyen Jigitekler de yoktu. Az önceki bütün konuşmalar
Bunları duyan Sügir nara attı, evde önüne geleni tokatladı, Bökenşi ervahının adını haykırdı, küplere bindi. Kodaman yönetici
Sügir’in Buyruğu:
–
İşte Abay’ın selamı, böylesi abes bir maksatla yola çıkan yağmacılar gittikten sonra gelmişti. Erbol’un konuşmasını sessizce dinleyen ve cevap vermeyen Sügir, şaşırmış ve kaskatı kalmıştı…
Yola çıkan yiğitler ayaklanarak gittikten sonra söyleneni yaptı, kırıp dökerek geri döndü… Jigitek içinde Cefa adlı yiğidin yeni gelin gelen ve akarsu gibi pırıl pırıl olan güzel bir eşi vardı. Onu korkutmuşlar, başındaki püsküllü başörtüsüyle26 kaçırıp getirmişlerdi. Köyü basan, güç göstererek etki altına alan yüz yiğit hiç kimseyi kıpırdatmamış, gelini zorla giyindirtmiş ve kaçırmıştı.
Bu haberi, aynı gece Böjey’in obasında işiten Beysembi ve Abdildalar da öfkeli bir karara geldi. Abılğazı’ya buyruk verdiler. Abdilda:
–
Kısa süre sonra buradan da Abılğazı’nın önderliğinde yüz yiğit çıktı, gece yarısı olmadan Bökenşilere doğru at koşturdular. Bu topluluk, tan atarken geri döndüğünde yılkı sürüsü yağmalayarak gelmiş değildi. Bunlar da adam kaçırmıştı. Bökenşilerin seçkin yiğidi Soltabay’ın da bu yıl gelin gelen, o da püsküllü başörtüsü altında gün geçiren genç bir hanımı vardı. Onu kaçırmışlardı…
Bökenşi ve Jigitek boyları içinde o geceyi uykusuz geçirenler sadece bekçiler ve yılkı seyisleri değildi, bütün halk geceyi uykusuz geçirmişti.
Soltabay’ın eşinin kaçırıldığını öğrenen Bökenşiler, bütün yaylalarında gece yaylımında olan yılkı sürülerini köylerine sürdü, gün doğmadan yakaladı. Bütün Bökenşi erkekleri topuz, mızrak, aybalta ile silahlanarak at bindi, Sügir obasında birikti. Tam da o vakitlerde Jigitekler de böyle deste gibi bir araya gelmiş, yağmalama seferine hazırlanmış, çarpışma ve itiş kakış için teçhizatlanmıştı.