Hakim yanım davranışlarımı analiz ederken savcı yanım suçluluk psikolojim de gün içi davranışlarım dan beni sorumlu tutuyordu. En cesur ve en sevdiğim ben sanık sandelyem de otururken yüzsüz bir taleple bir kahve molası istedi. Sıcacık fincanım da tüten mis kokulu kahvemi yudumlarken rahat bir tavırla son savunmamı yaptım. Gün içi davranışlarımdan ben sorumluydum ve ben insanım yanlışım doğrularım bana ait, kimseyi mutlu etme mecburiyetim olmadığı gibi hayatımı renklendiren benimle hayatı paylaşan insanları sevdiklerimi incitme bilerek bilmeyerek zarar verme hakkımında olmadığını söyleyip duruşmayı bitirdim.
(AYB Edebiyat Akademisi, Deneme Atölyesi 2019)
GECELER
Bir yalvarış geceye ellerim açık.
Masal mı yaşananlar sonu karışık?
Yıldızlara yürüsem, tutar mı ışık.
Araladım umutla eskiyen geceleri.
Geceler ki uzun, derin bir endişe.
Biçare gidiyorum, sonsuz çöküşe.
Kement atsam boş, gökteki son güneşe.
Geçiyorum yarışla, eskiyen geceleri.
Ne ümit buldum eski korkularım da
Ne ben yanıldım yeni yankılarım da
Bir kıyamet ki sessiz uykularım da
Dikiyorum telaşla, eskiyen geceleri
Yüreğimde ki hasret katran karası
Kanatır içimi yalnızlık yarası
Yakılsın artık bu bahtımın çırası
Yıkıyorum fıratta eskiyen geceleri
Yıldızlar toplayıp, saçlarına taksam.
Tel, tel ayırıp, ellerime dolasam.
Sonra çıkıp dışarı, güllere koşsam,
Alıyorum sarışla, eskiyen geceleri.
Bir bana miras kaldı senden yalnızlık.
Dudağım hece, boğazımda hıçkırık.
Yalvarmak nafile, aklım pek karışık.
Geçiyorum karışla, eskiyen geceleri.
Türküler söyledim şiir karaladım.
Ben de sen gibi yürek mi yaraladım.
İçimde ki derde, nefes araladım.
Siliyorum yavaşça eskiyen geceleri.
(AYB Edebiyat Akademisi, Şiir Atölyesi 2018)
GELME
Siyah sütler sağıyorum
Dünyanın gece memelerinden.
İçiriyorum, yalnızlığıma.
Sarılar topluyorum güneşi solduran.
Aşkın acısından yüzüme sürüyorum.
Uzun bekleyişten yaşlanan, ellerimdi.
Bir ölüm yalnızlığı yakıyor yüreğimi.
Denizler sanki bir avuç mavi.
Gözlerinin rengiydi yüzüme sürdüğüm.
Karlar yağdı, beyazdı avuçlarım.
Sensiz, kimsesiz, ağarırdı saçlarım.
Artık gelmeni istemiyorum, gelme.
Toprak alsın, tüm renklerimi,
Bir anne şefkatiyle.
(AYB Edebiyat Akademisi, Şiir Atölyesi 2018)
USTA
Sen baktın ya gözlerime
Yaşanmamış bir bahar geldi usta.
Tuttun ya ellerimden, öyle sıkı
Öyle derinden
Sana sığındım kalkıp da yerimden.
Güvendim böylece, güvendim usta.
Uzakta durur ya dağlar
Öyle dik, öyle hoyrat.
Biliyor ya yüreğim ne huzurlu ne rahat
Burada kalsın özgürlük, burada insan,
Burada kavga
Geliyorsun ya sen de yollar ipek,
Kollarım kanat.
Kuş ol da uç gayri, dönmek yok usta,
Bu dağlarda sana bana, ölmek yok usta.
Evvel zaman önce, dur da ben anlatayım