реклама
Бургер менюБургер меню

Анонимный автор – Bağımsızlık Dönemi Özbek Edebiyatı (страница 4)

18
Bir tuproq-ku axir, ota makoning… Aziz vatandoshlar, menga ishoning, O‘zbekni quritar mahalliychilik. Deme Hokandlıyım, deme Surhanlıyım Toprağı aynıdır ata mekânın. Aziz yurttaşlarım, bana inanın Özbek’i bitirir mahallicilik

Şair Gulçehre Corayeva ise bağımsız devletin filizlenmesi ve güçlenmesi için birleşmek gerektiğini “Birleşgen ozar” adlı şiirinde vurgulamıştır:

Ilhom birlash, imkon birlash, inson birlash, Maqsad birlsh, matlab birlash, vijdon birlash. Buyuk davlat yo‘li birdir, iymon birlash, Quvvat birlash, qudrat birlash, Turon birlash! İlham bir olsun, İmkânlar bir olsun, İnsanlar bir olsun, Amaçlar bir olsun, istekler bir olsun, Vicdan bir olsun. Büyük devletin yolu birdir İmanlar bir olsun. Kuvvetler bir olsun, kudret bir olsun, Turan bir olsun!

Türkistan bilinci bağımsızlık dönemi Özbek şiirinin en belirgin konularındandır. En güzel örneklerini Rauf Parfi, Erkin Vahidov, Halime Hudayberdiyeva gibi şairlerin şiirlerinde görebiliriz. Halime Hudayberdiyeva’nın 1997 yılında yazdığı Türkistan konulu bir şiiri:

Yuz-yuz yillar o‘taverdi, bosaverdi qor, Erk degani shunday uzoq, benishon keldi. Sirtmog‘ida tillaboshlar, salangladi dor, Ajdodlarning ko‘kragidan laxta qon keldi. Erkka ko‘zini tika-tika ko‘zi yer o‘ydi, Qoni bilan yozdi, darig‘, so‘zi yer o‘ydi, Gado bo‘ldi, ado bo‘ldi, o‘zi yer o‘ydi, Oh, ne jonlar erk yo‘lida qurbon jon keldi Ular hanuz go‘rlarida turar ekan tik, Bu qon bizga o‘tgan axir, shundan biz qasdlik, Bu qarz bilan, bu qon bilan o‘laolmasdik, Shukur, ko‘rdik, biz ketmasdan Turkiston keldi! Nice yüz yıllar geçti, nice karlar yağdı, Erk dediğin öyle uzak, ıssız, nişansız mıdır? Urganında altın başlar, darağacı sallandı, Ataların göğsünden gürül gürül kan aktı. Dört gözle bekleyenlerin gözü toprakla doldu, Kanlarıyla yazdığı sözlerini toprak örttü. Geda oldu, heba oldu, kendileri toprak oldu, Ah, nice canlar erk yolunda kurban oldu. Onlar mezarında hala dik duruyordur, Kanı bizim damarımızda akmaktadır, Bu borçla, bu kanla ölemezdik zaten Şükür, gördük, biz gitmeden Türkistan geldi!

Bağımsızlık devri şiirlerinde halkın millî özgürlük bilinci, geleceğe yönelik düşünceleri, uzak ve yakın geçmişten çıkarılması gereken sonuçlar samimiyetle yansıtılmıştır. Bu hususta Abdulla Aripov, Erkin Vahidov, Azim Suyun, Usman Azim, Aydın Haciyeva, Muhammed Yusuf, Şevket Rahman, Hurşid Devran ve diğer şairlerin 90’lı yıllardaki eserleri gösterilebilir. Bu şairlerin eserlerinde halkın mutlulukları da kaygıları da açıkça görülebilmektedir. Aşağıda Usman Azim’in bir şiirinden alınan parçaya göz atalım:

O‘ynoq-o‘ynoq, og‘ir-og‘ir oqmoqda umrim, Goh ko‘z yumib, goh ufqqa botmoqda umrim. Bor jonini sadqa aylab she’rga: qo‘shiqqa, Siz yo‘qotgan sururlarni topmoqda umrim. Oynak oynak, ağır ağır akıp gidiyor ömrüm, Bazen gözü kapalı, bazen ufka batıyor ömrüm Bir tek canını şiire, türküye sadaka ederek, Sizin kaybettiğiniz sevinçleri buluyor ömrüm.

Bağımsızlık devri şiirlerinde Halima Hudayberdiyeva, Aydın Haciyeva, Tursunay Sadıkova, Gulçehre Corayeva, Hasiyet Babamuradova, Feride Afröz, Zülfiye Mominova, Zeba Mirzayeva gibi kadın şairler faal olarak gözükmektedirler. Onlar insan ve insanîlik, vicdan ve sadakat, vatanperverlik ve dostluk, ahlak-edep, sevgi-muhabbet hakkında bir dizi güzel eser yaratdılar. Hasiyet Babamuradova “Vatan Yeganedir” adlı şiirinde vatanın kutsallığını etkili bir dille şöyle ifade eder:

Derlar shirin so‘zning gadolari ko‘p, Yonib turgan ko‘zning adolari ko‘p. Yurtlar bor, hattoki xudoları ko‘p, Vatan yagonadir, Vatan bittadir. Derler tatlı sözün köleleri çok, Yanıp duran gözün edaları çok,