Альфред Адлер – İnsanı Tanıma Sanatı (страница 13)
Bir bireyin varoluşunun hedefini belirleyen aşağılık, yetersizlik ve güvensizlik hissidir. İlgi odağı olmaya çalışma, ebeveynlerin ilgisini zorlama eğilimi hayatın ilk günlerinde kendini hissettirir. İşte burada, itibar arzusunun uyanışına dair ilk göstergeler bulunmaktadır. Bu arzu kendisini aşağılık duygusunun etkisi ile eş zamanlı olarak geliştirir. Amacı, bireyin çevresine karşı görünüşte üstün olduğu bir hedefin gerçekleştirilmesidir.
Sosyal hissin derecesi ve niteliği üstünlük hedefinin belirlenmesine yardımcı olur. İster bir çocuk isterse yetişkin olsun, hiçbir bireyi bireysel üstünlüğünün hedefi ve sosyal hissinin niceliği arasında bir karşılaştırma yapmadan yargılayamayız. Kişinin hedefi öylesine tesis edilmiştir ki bu hedefin elde edilmesi ya bir üstünlük hissinin olasılığını ya da kişiliğinin hayatın yaşamaya değer görünecek derecede yücelmesini önceden haber verir. Duygularımıza değer katan, duyarlılıklarımızı birbiriyle ilişkilendirip eş güdümlü hale getiren, hayal gücümüzü biçimlendiren ve yaratıcı güçlerimizi yönlendiren, neyi hatırlayıp neyi unutmamamız gerektiğini belirleyen işte bu hedeftir. Duyguların, duyarlılıkların, duygulanımların ve hayal gücünün değerlerinin mutlak nitelikler olmadığında bile nasıl birbirleri ile bağıntılı olduklarının farkına varabiliriz. Ruhsal etkinliğimizin bu unsurları kesin bir hedefe ulaşma çabasından etkilenir. İlk algılarımız bu hedef sayesinde belirlenir ve tabiri yerindeyse, kişiliğin peşinde koştuğu nihai hedefte gizli bir ipucuyla seçilirler.
Kendimizi suni olarak yarattığımız sabit bir hedefe göre yönlendiririz. Gerçekte bu hedef yoktur, bir kurgudan ibarettir. Bu varsayım ruhsal hayatımızın yetersizliği yüzünden kaçınılmazdır. Bu aslında gerçekte var olmayan ancak oldukça kullanışlı olan meridyenlerle yeryüzünün bölünmesi varsayımı gibi başka bilim dallarında kullanılan diğer kurgulara çok benzerdir. Tüm ruhsal kurguların durumunda şununla yetinmek zorundayız: Her ne kadar detaylı gözlemler bizi gerçekte var olmadığını kabul etmeye zorlasa da sabit bir hedefin var olduğunu farz ederiz. Bu varsayımın amacı kendimizi var oluşun kaosuna basitçe alıştırmaktır. Böylece göreceli değerler hakkında belirli bir özalgıya ulaşabiliriz. Bu durumun avantajı her duyguyu ve her duyarlılığı bir kez edindiğimizde bu belirlenmiş hedefe göre sınıflandırabilmemizdir.
Конец ознакомительного фрагмента.
Текст предоставлен ООО «Литрес».
Прочитайте эту книгу целиком, купив полную легальную версию на Литрес.
Безопасно оплатить книгу можно банковской картой Visa, MasterCard, Maestro, со счета мобильного телефона, с платежного терминала, в салоне МТС или Связной, через PayPal, WebMoney, Яндекс.Деньги, QIWI Кошелек, бонусными картами или другим удобным Вам способом.