Kalmadı yâre yedirecek…
Böyleyken dahi halkımı,
Tutamadım sımsıkı.
Güçlülerim söz söylese,
Baş sallarım tasdiklerce…
Halsizin sözünü savsarım,
İyi anlamam yan oturarak.
“Kongre var” dese, yüreğim
Keyiflenmez vızıldanarak.
Başkalarına sır vermeden
Boş gülerim, tebessümle.
Öylesine yürürken bir gün,
Tellal geldi, iyilikseverce…
“Sancak’tan çıktı karar, Kongre var”,
“İşe yara, yürü eve” dedi, emrivakiyle.
Şaştım kaldım, gün az, zaman dar,
Yürek gitti güm güm atarak, delice…
Günüm güçlü kuvvetli geçse de,
Çabaladım zorbalık ederek, işte.
Rütbelileri, yöneticileri toplattım;
“Birlik olun”, “el ele verin” dedim,
“At yararlı, küyiz-ev güzel olsun,
Hepsine de özenin” dedim…
Cesaretlendim ya, halkıma
Konuşarak yürürüm kasıntıyla;
“Allah yazmışsa, yurdumun da,
Ak sütünü aklarım bu defa” derim ya,
Kuvvetliymişçesine, koruyacakmışçasına,
Teçhizatımı bütünlerim ha…
Kolayca Kongreye,
Övmem ki kavmimi,
Kendi obama söylerim;
“Vermedim” diye “kuvvetimi.”
Övünürüm kibirlenerek,
Kongre’de sözüm geçerli.
“Gösterdim” der, işaret ederim
Tehlikeli yerimi…
Söz çoğaldı, devam etti,
Övüngenin g..tü göründü.
Kazak’ı yiyen kuvvetli “er”
Belaya çattı da baş eğdi.
İleri geri çekişti,
Davası, kazancı yenildi.
Coşkusu güçlü asilerin
Başına yular giydirildi.
Büyük küçük şairlerin
Hepsi söz oldu, derildi.
Cesareti yeten kadı sertti,
Bileyip ne yapsın yüreğini.
“Öz malım” dediği zenginliği,
Sahibine teslim edildi.
Satılık canlar çevirdi,
Kuruttu orada erini.
Dilekçe vericiler çoğalıp gitti,
Büküldü yöneticinin beli,
“Ne yapsın biçare” demez ki.
Bir kurutmadan terimi,
Gün batıncaya kadar çabalarım,
Seğirterek ileri geri…
Etek gitmiş serilirken,
At g..tünde dalgalanırken.
“Sancak’a yetsin” der gibi,
Kükrüyorum kötülerken.
Kimilerini değneğim,
Bağırttı değip giderken.